Kuaför koltuğuna oturduğunuzda hayalinizdeki saç rengini tarif etmek bazen zor olabilir. Çoğu misafirimiz salonumuza elinde beğendiği bir fotoğrafla gelir ve “Saçımın dipleri kendi rengim kalsın, uçlara doğru doğal bir ışıltı olsun ama keskin bir çizgi görünmesin” der. İşte tam bu noktada karşımıza üç temel renklendirme tekniği çıkar: Ombre, Sombre ve son yılların en sevilen uygulaması olan Airtouch Balyaj.
Bu üç işlem dışarıdan bakıldığında birbirine benzese de uygulama yöntemi, saçta bıraktığı etki, kullanım süresi ve saç uçlarındaki açıklık derecesi bakımından oldukça farklıdır. Yanlış seçilen bir teknik sizi her ay kuaföre gitmek zorunda bırakabilir ya da beklediğinizden çok daha sarı bir sonuçla karşılaşmanıza neden olabilir. Gelin, 15 yıllık salon tecrübemizle bu üç işlemi en sade haliyle karşılaştıralım.
1. Ombre Nedir? Kimler İçin İdealdir?
Ombre, Fransızcada “gölge” anlamına gelir. Bu teknikte saçın dip kısmı kendi doğal renginde (veya koyu bir tonda) bırakılırken, saçın orta boylarından uçlarına doğru belirgin bir şekilde açma işlemi uygulanır. Saç uçlarının tamamı açık renklidir ve dip rengi ile uçlar arasında 4 ila 6 tona kadar kontrast bulunabilir.
Eğer saç uçlarınızda belirgin, parlak ve dikkat çekici bir sarı, platin veya küllü bej görmek istiyorsanız Ombre sizin için doğru tercihtir. Özellikle orta ve uzun boy saçlarda, maşa veya dalgalı fön kullanmayı seven kadınlarda Ombre çok güçlü ve ışıltılı bir görünüm sunar. Dip kısmı kendi renginiz kaldığı için saçınız uzadıkça dip boyası yaptırma zorunluluğunuz olmaz; ortalama 4 ila 6 ay boyunca rahatlıkla kullanabilirsiniz.
2. Sombre (Soft Ombre) Nedir? Neden En Çok Tercih Edilen İşlem?
Sombre, adından da anlaşılacağı gibi Ombre işleminin çok daha yumuşak (soft) ve doğal halidir. Ombrede saç uçlarının tamamı yoğun şekilde açılırken, Sombrede saçın kendi ana rengi aralarda korunur ve saç diplerine daha yakın noktalardan başlayan ince ışıltılar atılır. Kök renginiz ile uçlardaki renk arasında en fazla 2 veya 3 ton fark bulunur.
Daha önce saçını hiç boyatmamış, ilk kez işlem yaptıracak olan veya “Saçımda boya olduğu belli olmasın, güneşten kendiliğinden açılmış gibi dursun” diyen misafirlerimiz için Sombre her zaman ilk önerimizdir. Yüz çevresine atılan ince aydınlatmalar sayesinde cildiniz daha canlı görünür ve saçınızı düz kullandığınızda dahi hiçbir geçiş izi belli olmaz.
3. Airtouch Balyaj Nedir? Klasik Balyajdan Farkı Ne?
Klasik balyaj ve krepe balyaj işlemlerinde saç tutamları tarakla geriye doğru krepelenerek ayrılır. Airtouch Balyaj tekniğinde ise tarak yerine fön makinesinin soğuk hava akımı kullanılır. İnce saç tutamlarına hava tutulduğunda kısa, zayıf ve yeni çıkan bebek saçlar geriye doğru uçuşur; elimizde yalnızca uzun ve sağlıklı saç telleri kalır. Açıcı yalnızca bu güçlü tellere uygulanır.
Bu yöntemin iki büyük avantajı vardır: Birincisi, ince ve hassas bebek saçlar açıcıya hiç temas etmediği için saçta kopma veya yıpranma yaşanmaz. İkincisi ise hava ile ayrılan saçlarda milimetrik bir renk geçişi oluşur; saçınız 6-8 ay uzasa bile diplerde hiçbir çizgi veya sert geçiş görünmez.
Özetle: Ombre, Sombre ve Airtouch Arasındaki 5 Kritik Fark
- 1Renk Kontrastı: Ombrede dip ve uç arasında belirgin bir renk farkı (4-6 ton) vardır. Sombrede bu fark 2-3 tondur. Airtouch ise saçın tamamına yayılan en homojen geçişi sağlar.
- 2Uygulama Yöntemi: Ombre ve Sombrede krepe veya fırça geçişi kullanılırken, Airtouch işleminde saç telleri fön havasıyla ayrıştırılır.
- 3Kullanım Süresi: Ombre ve Sombre 4-6 ay rahat kullanılırken, Airtouch Balyaj 6 ila 9 aya kadar dip rötuşu gerektirmeden kullanılabilir.
- 4İnce Telli Saçlara Uyum: İnce telli ve hassas saçlarda bebek saçları koruduğu ve derinlik kattığı için Airtouch ve Sombre çok daha hacimli durur.
- 5Koltuk Süresi: Sombre ortalama 3-3.5 saat sürerken, Airtouch Balyaj çok ince tutamlarla çalışıldığı için 4-5 saat arasında tamamlanır.
Ten Renginize Göre Hangi Tonu Seçmelisiniz?
Tekniği seçmek kadar önemli olan bir diğer konu da tonlamadır (cila işlemi). Her kadının cilt alt tonu farklıdır. Eğer buğday veya sıcak alt tonlu bir cilde sahipseniz; bal köpüğü, sıcak karamel, altın bej ve fındık kabuğu yansımalar yüzünüze anında canlılık katar. Beyaz tenli veya soğuk alt tonlu bir cilde sahipseniz; küllü kumral, soğuk inci beji ve şampanya sarısı tonları yüz hatlarınızı çok daha zarif gösterir.
Açma İşleminde Saç Yıpranmasını Nasıl Önlüyoruz?
Misafirlerimizin en büyük endişesi “Acaba saçım açılırken yıpranır veya kopar mı?” sorusudur. ATELIER LUMIÈRE olarak hiçbir işleme doğrudan başlamıyoruz. Öncelikle saçınızın geçmiş işlemlerini dinliyor ve küçük bir test tutamı alarak saçınızın ne kadar açılabileceğini kontrol ediyoruz. Açıcı karışımlarımızın tamamında Olaplex koruyucu bakım ürünleri kullanarak saç tellerinin kırılmasını önlüyor, işlem sonunda uyguladığımız nem ve protein bakımıyla saçınızı ilk günkü yumuşaklığında teslim ediyoruz.
İşlem Sonrası Evde Bakım İçin 4 Altın Kural
Salonumuzdan çıktığınızdaki parlak rengi aylarca korumak için evde dikkat etmeniz gereken birkaç küçük ama etkili adım vardır:
- Sülfatsız Şampuan Kullanın: Tuz ve sülfat içeren market şampuanları saçtaki cilayı hızla akıtır. Renk koruyucu profesyonel şampuanları tercih edin.
- Mor Şampuanı Haftada 1 Kez Uygulayın: Soğuk ve küllü tonların zamanla sıcaklaşmasını önlemek için mor şampuanı her yıkamada değil, haftada 1 kez 2-3 dakika bekleterek kullanın.
- Isı Koruyucu Sprey İhmal Etmeyin: Fön veya maşa öncesinde mutlaka durulanmayan ısı koruyucu bakım sütü veya argan yağı uygulayın.
- Çok Sıcak Sudan Kaçının: Saçınızı çok sıcak su yerine ılık suyla yıkamak hem saç derinizin nemini hem de boyanın parlaklığını korur.